Arka kapak
Bir sabah ağlara takılan minik deniz kaplumbağası Deni, bir anda kendini hiç bilmediği bir dünyanın tam ortasında bulur.
Kavanozlar, akvaryumlar, kalabalık bir petshop… Her şey yabancı, her şey ürpertici. Oysa Deni’nin kalbi dalgaların şarkı söylediği, anemonların dans ettiği, baloncukların parladığı o uçsuz bucaksız büyük suda atar.
Fakat yol onu beklenmedik bir yere çıkarır: Büyükanne’nin bahçesine.
Burada meraklı bir çocuk ve uzun boyunlu, sırlarla dolu bir dost ona kapılarını açar.
Deni, büyük suyuna kavuşabilecek mi?
Doğadan koparılmanın inciten yanını, ait olduğun yeri bulmanın sıcaklığını ve her canlının bir yuvası olduğunu hatırlatan büyülü bir macera…
En önemli cümle
"Bir deniz kaplumbağası ve zürafa dünyayı değiştirmedi belki. Ama kendi dünyalarını özgürce kurdular."
Bu kitap neden önemli
Bu kitap, okurlara hayvanların da bizim kadar yaşam hakkına sahip olduğunu yalın ve etkileyici bir dille anlatır. Deni’nin yolculuğu, adalet ve vicdan kavramlarını çocukların anlayabileceği bir düzeyde işler; okurun iç dünyasında empatiyi ve sorumluluk duygusunu büyütür. Özgürlüğün değeri, ait olmanın sıcaklığı ve yuvasından koparılan bir canlının kırılganlığı hikâye boyunca derin bir şekilde hissedilir. Aynı zamanda dostluğun iyileştirici gücünü ortaya koyar: bir çocuğun merakı, bir büyükannenin bilgeliği ve farklı türlerin birbirine uzattığı şefkat, okura birlikte yaşamanın güzelliğini gösterir. Hem çocuklar hem de yetişkinler için doğaya saygıyı, merhameti ve yaşamın her parçasına özen göstermeyi destekleyen güçlü bir eserdir.